24 Eylül 2015 Perşembe

Futbol, sadece futbol değil.


Futbol, sadece futbol değil.

Bir sezon sonra stattayız. Geçen sezon, “yüce” Türk “büyüklerimiz” tarafından icat edilen Passolig kepazeliğini protesto edelim gayretkeşliği ile neredeyse yirmi beş yıldır her hafta sonu yol eylediğimiz maçlardan, takımımızdan uzak kaldık.

Bu pankartı açıp sonra da
maç boyunca küfretmek...
Evdeki veledin ısrarı üzerine aldığımız Passolig’le yola çıktık, yanımızda komşu çocuğu, İç Anadolu’dan bir ailenin veledi, bizimkinden bir yaş büyük. Daha önce hiç maça gitmemiş, “millî” olacak yani. Bu aralar, “yüce büyüklerimiz”de de bir  “millî” sıkıntı tezahür etti ya, neyse.

Stadyumun etrafı, polislerin demir barikatlarıyla sarılmış. Sanırsınız, Gaziantep’te değil de Cizre’de maça gidiyoruz. Barajları aştık, barikatları da aşarız elbette. Stattayız, içeride. 

Güneş maraton tribünün hâkimi. Toz, toprak; kırk kat pislik de koltukların… Çocuklar gözlerimin içine bakıyor. Yapacak bir şey yok, sağdan soldan gazete parçası rica etmeler. Tuvalet ve lavabolar mı? Memleket gibi, maalesef.

Tribünlerdeki yoğunluğa dikkat!..

Neyse maç başladı, çocukların neşesi yerine geldi biraz. Gaziantepspor ilk 10 dakika Chiubike, Muhammet Demir, Erdem Şen’le pozisyonlar yakaladı, gol çıkmadı; ama keyiflenmedik değil, güzel maç olacak diye. Biz nerden bilelim, ondan sonrasının hepten futbol görünümlü işkenceye dönüşeceğini.

Tamam, Tolunay Kafkas karşı takım Kayseri’nin hocası, felsefesi belli: Orta sahada savaşalım, minimum risk alalım; olur da denk gelirse gol de atalım.           

Bizimkisi, Mutlu Topçu. Geçen zaman dilimindeki maçlara bakıp da anladığımıza göre onun felsefesi de: Maça başlarken kazanmayı istemiyorum, sonradan maç içinde bir iki fırsat yakalarsak atalım, yatalım, kazanalım. Anlayacağınız, her ikisi de tribündeki seyirciye kanser, verem sebebi.

Kazanılan penaltı ve bu penaltının sezonun kötü başlayanı Muhammet Demir tarafından üç puana çevrilmesi. Geçen hafta Akhisar maçında da aynı fırsatı yakalamıştık, o da olaydı, iki haftada alınan altı puan bal ile kaymak olurdu. “Topçu”lar da bizler de daha “mutlu” olurduk.

Mutlu Topçu - Tolunay Kafkas
Abuda’ya bir parantez: Orta sahada topla iş yapabilecek en önemli isim. Ancak hem bu maçta hem de görev aldığı önceki maçlarda gördüğümüz üzere, sorumluluk almaktan kaçıyor. Top rakipteyken üstlendiği sorumluluğu, top bizdeyken de üstlenmeli. Potansiyeli olduğunu gösteriyor, teknik heyet ilgilenecektir.


Yirmi beş yıldır en üst ligde mücadele edip de müzesine bir tek kupa dahi ekleyemeyen, Avrupa Kupaları’nda iki sezon üst üste yer alamayan, ufuksuz yönetimlerin elinde iktidar hırslarının oyuncağı haline gelen kırmızı siyahlı takımımıza dair gözlemlerimizi "boş tribünlerden" paylaşmaya devam edeceğiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder